1-9 A-D E-G H-M N-P Q-S T-Z

GLİSİN (GLYCINE)

SYNONYMS: GLYCINE; GLİSİN; GLYSİN; AMİNO ASİT; AMINO ACID; AMINOALKOLIC ACID; AMİNO ALKALİK ASİT;SOJA; SOYA; SOY BEAN; SOJA BEAN; GLYCINE MAX; GENUS GLYCINE; FENUSA; FAMILY TENTHREEDINIDAE; ARTHROPOD GENUS; 2-AMINOACETIC ACID; ACETIC ACID,AMINO-; ACIDE AMINOACETIQUE; ACIDO AMINOACETIO; AMINO-ACETIC ACID; AMINOACETIC ACID; AMINOETHANOIC ACID; GLICINA; GLY; GLYCIN; GLYCINE ZWITTERION; GLYCOCOLL; H2N-CH2-COOH; LEIMZUCKER; 2-AMINOACETICACID; 2-AMINOETHANOIC ACID; 2-AZANYLACETIC ACID; ACIDUM AMINOACETICUM; ACIPORT; AMINO(CARBOXY)METHYL; AMINO-ACETICACID; AMINOAZIJNZUUR; AMINOESSIGSAEURE;AMITONE;CORILIN; GLICOAMIN; GLU; GLYCINE; WISTERIA; GLYCINE-RICH; GENUS GLYSINE; CHELATED; GLYCINE RESIDUE; TRIMETHYLGLYCINE; WISTARIA; YOSHİFUJİ; FUJİ; LANE; TONAİ; JAPANASE WİSTERİA GLYCINES; MILACEMIDE; CHOLYLGLYCINE; ALLYLGLYCINE;PENTAGLYCINE; GLYCINOL; GDA; GLYCINATE; GLYCINAL; GLYCINATE GLYCINASE; MONOSODIUM SALT; GLYSINE MONOPOTASSIUM SALT; KOBALT TUZU; SODYUM GLISIN;GLYZIN.

Vücut glisin üretir, protein yönünden zengin besinlerde de bulunur ve ayrıca takviye olarak da kullanılır. Glisin takviye olarak, uykuyu destekleme, belleği güçlendirme ve insülin duyarlılığını arttırmak için kullanılır. Ayrıca yaraları ve cilt ülserlerini iyileştirmek amacıyla topikal olarak da kullanılır.

 

Glisin Görevleri
Bir amino asit ve bir nörotransmiter olan Glisin (2-Aminoasetik Asit) uykuyu arttırır ve tüm vücut sağlığı için önem taşır. Glisin diğer amino asitlerin, glutatyon, kreatin, heme, RNA / DNA'nın sentezi için oldukça önemlidir. Vücudun glutation, kreatin ve kollajen gibi bileşikler oluşturmak için glisine ihtiyacı vardır. Uygun hücresel fonksiyon ve formasyon için gerekli olan genetik bir materyal olan normal DNA ve RNA ipliklerinin oluşturulmasına yardımcı olmak için kullanılır. Cildi ve bağ dokularını sağlam ve esnek tutmaktan sorumlu olan bir kolajenin yaklaşık üçte biri Glisin'den oluşur. Diğer bir deyişle, bu amino asit olmadan vücut hasarlı dokuları onaramaz. Glisin İçeren Besinler Glisin et, balık, yumurta, süt ve baklagiller gibi yüksek proteinli besinlerde bulunur. Kemik suyu glisin ve diğer amino asitlerin önemli bir kaynağıdır. Soya fasulyesi, lahana, ıspanak, karnabahar, muz, kivi vejetaryen kaynaklardır. Kırmızı etler: (100 gramda 1.5 ila 2 gram glisin) Susam gibi tohumlar (100 g'da 1.5 ila 3.4 g) Tavuk (100 g'da 1.75 g) Yerfıstığı (100 g'da 1.6 g) Glisin Faydaları Sağlıklı Uyku İçin Önemli Karaciğer Hasarını Azaltabilir Sindirim Sistemini Destekler Anti-enflamatuar Etki Gösterir Eklem Sağlığını Korur Glutatyon Sentezini Geliştirir

 

 

Sağlıklı Uyku İçin Önemli Glisinin beyin üzerinde sakinleştirici etki sağlar ve çekirdek vücut sıcaklığınızı düşürerek uykuya dalmaya ve uyumaya yardım edebilir. glycine improves the quality of sleep "Sleep and Biological Rhythms" adlı dergide 2007 yılında yayınlanan bir çalışmaya göre, glisin takviyesi tatmin edici olmayan uykusu olan kişilerde hem öznel hem de objektif uyku kalitesi ölçümlerini geliştirmiştir. Sürekli olarak tatminsiz uyku yaşayan katılımcılar yatmadan önce 3 g glisin almışlar ve Glisinin subjektif uyku kalitesini ve uyku etkinliğini arttırdığı tesbit edilmiştir. kaynak Glisin serotonin düzeylerini yükseltir. Uyku hormonu melatonin yapmak için serotonin gerekir. Araştırmalar oral glisinin serotonini artırdığını, uyku kalitesini iyileştirdiğini ve uykusuzluk semptomlarını azalttığını göstermektedir. kaynak Karaciğer Hasarını Azaltabilir Glisin alkolün karaciğere verdiği olumsuz etkilerini azaltabilir. Bir hayvan deneyi alkolle indüklenen karaciğer hasarını hafifleterek, etanolün midede ilk geçiş metabolizmasını aktive ederek karaciğere ulaşmasını engellediğini göstermiştir. kaynak Alkol kaynaklı karaciğer hasarı olan hayvan deneyinde yapılan diğer bir çalışmada, karaciğer hücre sağlığı, kontrol grubuna göre 2 hafta süresince glisin içeren bir diyetle beslenen grupta % 30 daha hızlı bir şekilde başlangıç düzeylerine geri döndü. Bu bulgular, glisin içeren bir diyetin etanolün neden olduğu karaciğer hasarından iyileşme sürecini hızlandırdığını göstermektedir. Glycine accelerates recovery from alcohol-induced liver injury
Yine hayvan temelli bir çalışmada, glisin, karaciğer hasarı olan ve bir toksin enjekte edilen (Escherichia coli lipopolisakkarit- intravenöz LPS enjeksiyonu) farelerde % 83 sağkalım oranı varken, glisinle beslenmeyen grupta % 0 sağkalım oranı görüldü. Kontrol grubundaki farelerin %50si, intravenöz LPS enjeksiyonundan (10 mg / kg) sonra 24 saat içinde öldü, ama glisinle beslenenlerde mortaliteyi tamamen önledi. kaynak Ancak glisinin karaciğer hasarı üzerindeki etkisiyle ilgili çalışmalar hayvanlarla sınırlıdır ve insanlar üzerindeki etkileri henüz bilinmemektedir. Sindirim Sistemini Destekler Glisin besinlerdeki yağ asitlerinin parçalanmasında rol oynar ve sindirim sisteminde sağlıklı asit seviyelerinin korunmasına yardımcı olur. 2006'da "Journal of Pharmaceutical Sciences"de bildirilen araştırmaya göre glisin sindirim sistemindeki asit baz oranını dengeleme etkisinden dolayı antasitlerde yaygın bir bileşendir. Anti-enflamatuar Etki Gösterir Son zamanlarda glisin üzerine yapılan araştırmalar anti-enflamatuar, immünomodülatör ve sitoprotektif etkilerini göstermiştir. Birden çok koruyucu etkisi bu amino asiti iltihaplı hastalıklar için potansiyel bir tedavi stratejisi haline getirir.
Eklem Sağlığını Korur Kemik suyundaki, diğer amino asitlerle beraber (özellikle prolin), glisin, eklemlerin, tendonların ve bağların büyümesini ve fonksiyonunu destekleyen kollajen oluşumunda rol oynar. Kollajenin yaklaşık olarak üçte biri glisinden oluşur. Kollajen eklemleri esnek tutan ve şoka dayanabilen bağ dokusu oluşturmak için önemlidir. Bu yüzden kollajen hidrolizat, osteoartrit gibi eklem sorunlarının tedavisinde kullanılır. kaynak Glisinle birlikte yeşil çay diyetinin tendinit sonrası tendonun iyileşme sürecine yardımcı olan etkilere sahip olduğu görülmektedir. Glutatyon Sentezini Geliştirir Glutatyonvücuttaki her hücrede bulunan önemli bir antioksidandır. Vücuttaki glutatyon miktarları, zayıf beslenme, çevresel toksinler ve stres dahil olmak üzere çeşitli nedenlerle düşebilir. Ayrıca glutatyon seviyeleri yaşla birlikte azalır. Glisin vücutta önemli bir antioksidan olan glutation'ı üretmek için kullanılan üç amino asitten biridir. (sistein, glutamik asit ve glisin). Glisin olmadan, glutation sentezi gerçekleşemez.

 

 

Yaşlı in anlarda glutatyon eksikliği sentezde azala sebebiyle meydana gelir. 2011'de "American Journal of Clinical Nutrition"da bildirilen bir çalışmaya göre diyet takviyesi glisin ve sistein, glutatyon sentezini ve konsantrasyonlarını tamamen geri yükler ve oksidatif stres ve oksidan zararlarını azaltır. kaynak Günlük Doz Çalışmalarda yaklaşık 3-5 gr dozlar kullanılmıştır. Glisin, kapsül ya da toz şeklinde takviye olarak kullanılır. Toz formu suda kolayca çözünür ve tatlı bir tada sahiptir. (Glisin adı Yunancadan "tatlı" kelimesinden türemiştir). Şizofreni tedavisinde kullanılan Klozapin ile glisinin birlikte alınması, klozapinin etkinliğini azaltabilir. Bu nedenle Klozapin alanların glisin kullanmamaları önerilir. glisin şükela: tümü | bugün yan grup olarak hidrojen bulunduran ve bundan ötürü optik merkezi olmadığından, d ve l izomeri olmayan en küçük amino asit. optik olarak aktif değildir. vücutta serin amino asidinden sentezi gerçekleşir. bu reaksiyon tam ters yönde de gerçekleşebilir. zehirsizleştirme reaksiyonlarına ,proteinlerin yapısına,diğer amino asitlerin sentezine katılır. undenied optikçe aktif olmayarak "her alemde bir istisna, bir farklı olmaya çalışan eleman vardır" prensibini doğrular. halen ergenlik çağını yaşadığı için böyle sivrilik yapmaktadır, büyüyünce geçecek diye inanıyoruz.. dragon frodo 2 karbonlu amino asit. kollajen, elastin, glutatyon ve kreatinin yapısında bulunur. enzimlerin aktif bölgesinde bolca yer alarak subsratın enzime yaklaşmasını sağlar. porfirinin ön maddesidir. pürin sentezine katılır. katıldığı proteine esneklik verir. alcea tavuklarda esansiyel bir aminoasittir. ki bu durumda horozlarda ve civcivlerde de öyle olmu$ oluyor olabilir. ari maya butun amino asitler icinde en kucuk, en basit olani oyle ki bizim labda kendisi tuzlarla ayni rafta yer alir prion ferro sanol'da bulunan etken maddelerden biri. galiba sanırsam. jondaff nasa'nın kuyruklu yıldızda amino asit bulması olayında wild-2 kuyruklu yıldızında bulunan amino asit. (bkz: panspermia) norman stansfield esa'nın rosetta göreviyle araştırdığı 67p kuyrukluyıldızında bulunan aminoasit çeşidi. daha önce aynı kuyruklu yıldızda oksijen de keşfedilmişti. glioksilik asit'ten sentezlenir glisin. bunu yapan enzim glioksalat aminotransferaz'dır. kofaktörü de b6 vitaminidir. bu enzim eksikliğinde hiperoksalüri görülür. çünkü bu kalan madde oksalat'a dönüşür. ve böbrekte oksalat taşı yapar. glisin de glisin ayırma enzimiyle yıkılır. bu enzim yoksa non-ketotik glisinemi denir. glisin ayırma enzimini de 1- malonik asit 2- propiyonik asit inhibe eder. bu hastalıklarda ketotik hiperglisinemi olur. Kimi zaman amino asitlerin en basiti olarak söz edilmesine rağmen, glisin (glycine) dikkate değer faydalar göstermiştir. Düşük hipofiz işlevinin tedavisine yardımcı olduğu bulun­muştur ve ayrıca vücuda tamamlayıcı kreatin tedarik etti­ğinden (kas işlevi için temel) ilerleyen adale erimesinin te­davisinde etkili olduğu bulunmuştur. Şaşırtıcı bir şekilde bu amino asitten fazla miktarda almak bitkinliğe yol açar, uy­gun miktarlarda alım ise daha fazla enerji üretir. Glisin merkezi sinir sisteminin işlevi için gereklidir, manik depresyon ve hiperaktivitenin tedavisinde kullanılır ve sara nöbetlerini önlemeye yardımcı olabilir. Besinler üzerinde uzman olan birçok doktor hipoglise­minin tedavisinde şu anda glisin kullanmaktadır. (Glisin; glikojeni-daha sonra kana glükoz olarak salman-hareke­te geçiren glukagonun saliminim stimüle eder.)
Ek olarak midevi hiperasitliğin (birçok ınidevi asit önle­yici ilaca dahil edilmiştir) tedavisinde etkindir. ... Glycine (Glisin) Glycine (Glisin) Glisin Nedir? Glisin (aminoetanoik asit), 20 proteojenik amino asitten bir tanesidir. Çeşitli metabolik işlemler için gereken protein bileşenlerinin sentezlenmesine yardımcı olur. Aynı zamanda beyindeki sinirsel iletişime de katkıda bulunarak, uyku kalitesini arttırır ve yorgunluğu en düşük seviyeye indirerek enerjisizliği ortadan kaldırır.
1 Kayıt Sırala Göster sayfa başı LifeTime Q-Carvit 60 Kapsül LifeTime Q-Carvit 60 Kapsül 66TL Glisin Ne İşe YararGlisin temel olmayan bir amino asit çeşididir. Vücut bu maddeyi bir başka amino asit olan serinden sentezleyebilir. Bir amino asit olarak, glisin diğer temel olmayan amino asitlerin aminasyon veya transaminasyon yolu ile sentezi için önemli bir azot kaynağıdır. Bu amino asit sayısız metabolik süreçte enzimler gibi hayati önem taşıyan protein yapılarının oluşturulmasına katkıda bulunur. Glisin, kendi özel sinyal sistemine sahip olmasının ve talamus, hipokampüs ve beyincik gibi önemli beyin yapılarına etki etmesinin yanı sıra nöromodülatör ve nörotransmiter aktiviteler de sergiler. Glisin hem baskılayıcı hem de uyarıcı roller üstlenebilirken, sinir sinyallerinin iletiminde önemli bir yere sahiptir. Bu şekilde bilişsel esnekliğe ve hafıza ile ilgili yapıların düzgün bir şekilde oluşmasına katkıda bulunur. Beyindeki nöral iletişime katkı sağlamanın yanında, glisin aynı zamanda uyku kalitesini arttırır, enerjisizliği engeller ve yorgunluğu en aza indirir.Kendini diğer iki amino asit olan metionin ve argninin ile eşleştiren gilisin transmetilasyon yolu ile kreatini meydana getirir. Kreatin önemli bir enerji kaynağıdır ve kas kasılmaları ile gelişimini destekleyici özelliklere sahiptir. Glisin kreatin sentezinde görev aldığı için, bu maddeyi tamamlayıcı olarak kullanmak kas bozunumunu, yorgunluğunu ve kas kütlesi kaybını engellemek açısından önemlidir. Bir tamamlayıcı madde olarak glisin sporcuların kas kütlesini korumasını ve geliştirmesini sağlarken daha iyi bir spor performansına sahip olmalarına yardımcı olur.
Dikkat - Olası Yan Etkiler Bu tamamlayıcı maddenin hamilelik ve emzirme dönemlerinde kullanımının güvenli olup olmadığı ile ilgili yeterli bilgi yoktur. Önlem olarak bu durumlarda kullanılması önerilmez. Besinsel tamamlayıcı maddeler, çeşit içeren, dengeli bir beslenmeye ve sağlıklı bir yaşam tarzına alternatif olarak kullanılmamalıdır.
Hassas bünyelerde karın kasılmaları, mide bulantısı ve ishal görülebilir.
L-GLİSİN & L-BETAİN 100 GRAM
L-Glycine ve L-Glutamik Asit ve L-Betain, çok etkili selat ajanları olduğu bilinmektedir. Bunun yanisira L-Betain bitkide rahatlama hissi verip sakinlestirici bir ozelligi vardir. Yogun stress altinda kalmis bitkilerde ic dengeyi saglamasinda yardimci olur. L-Betain yalniz uygulanmasindan ziyade L-Glycine ile birlikte uygulanmasi uygundur. L-Glycine gerekli besin elementlerinin bitki tarafindan alimini hizlandirir. Maya Nedir? Aslında bira mayası; bir tip tek hücreli mantarın (Saccharomyces cerevisiae) hücrelerinin ezilip toz haline getirilmiş ve kurutulmuş halidir. B-kompleks vitaminler veproteinler (tüm esansiyel amino asitler dahil- vücutta üretilemeyen ve dışarıdan alınması zorunlu amino-asitler) ve mineraller açısından zengin bir kaynaktır. L-Form Aminoasitlerin kaynagi Ekmek Maya'sidir. Ozel sartlarda Maya uretiminden arta kalan yan urunlerde saflastirma ve ayristirma ve yakalama ajnalari ile saf amino asitler uretilmektedir.
Genel olarak her bir L-Form aminoasitin bitkide bir donguyu tetiklemesi durumu soz konusudur. Cok dusuk miktarlarda kullanilan bu ETKEN AKTIFLER bunyesinde bir kod gizler ve bu kodu alan bitki ne yapmasi gerektigini ogrenir. Ikinci asama olarak yapilan uygulamada bitki bu kod ile aktive ettigi donguye besin saglamaya baslar. Ornegin; ciceklenme kodu gonderen bir L-FORM aminoasit sonrasi yapilan NPK veya Iz Element uygulamasinda bitki bu besin elementlerininden ciceklenmede ihtiyac olacak sekilde emilim yapip bitki dongulerine gonderir. Hedef sonuc amacli bir calismadir ve bitki enerjisinin tumunu bu dongulere kanalize eder. Kisa sure sonra bitkinin ciceklenmesinde bir artis fark edilir.
Normalde satilan toz aminoasitlerde butun formlar karma seklinde mevcutken L-FORM aminoasitlerde ise 99% saflik soz konusudur.

 

 

Genel olarak L-FORM aminoasitlerin internet ortamindaki tanimi soyledir ;
PROTEİN SENTEZİ Sadece L-Amino Asitler bitkiler tarafından asimile edilir. STRES DİRENÇ Yüksek sıcaklık, düsük nem, Don, Böcek zararı, Dolu zararı, Sel gibi, ürün kalitesini ve miktarını azaltan, bitki metabolizmasını üzerinde olumsuz bir etkiye sahip stres koşullarına direnç sağlar. Stres kosulları oluşmadan önce, oluşurken ve sonrasında uygulanması, ile doldurulan stres fizyolojisinde ki sorunlar önlenir ve iyilestirme etkisi vardır .
FOTOSENTEZ ETKİSİ Bitkiler fotosentez yoluyla karbonhidrat sentezler, Düsük fotosentez hızı bitkinin ölümüne yol açan yavas bir büyüme anlamına gelir, klorofil, ışık enerjisi emiliminden sorumlu bir moleküldür. Glisin ve Glutamik Asit, bitkisel doku ve klorofil sentezi olusumu sürecinde temel metabolitlerdir. Bu amino asitler, bitki fotosentezi için yüksek derecede önemli olan klorofil konsantrasyonunu artırmak için yardımcı olur. Bu sayede bitkiler yemyeşil hale getirir.
STOMALARA ETKİSİ Stomalar bitki dengesi, makro ve mikro besin emilimi ve gaz emilimini kontrol eden hücresel yapılardır. Stomaların açılması, dış etkenler (soğuk, nem, sıcaklık ve tuz konsantrasyonu) ve iç faktörler (amino asitler konsantrasyonu, abcisic asit vb) tarafından kontrol edilir. Işık ve nem oranı düşük ve sıcaklık ve tuz konsantrasyonu yüksek oldugunda stomalar küçülür (makro ve mikro besinlerin emilimi düser) fotosentez, terleme ve solunum artar (Karbonhidrat yıkımı) kapalı olduğunda stomalar kapalıdır. Bu durumda bitkinin metabolik dengesi olumsuz etkilenir. L-glutamik asit "bekçi hücreleri" sitoplazmaya osmotik ajan olarak davranır. Böylece stomaların açılımını teşvik eder.
ŞELAT ETKİSİ Amino asitler Mikrobesinler için mükemmel bir selat maddesidir. Hücre zarı geçirgenliğine olan etkisi nedeniyle. 
L-Glycine ve L-Glutamik Asit, çok etkili selat ajanları olduğu bilinmektedir.
AMINO ASITLER
Amino Asitler ve fitotormonlar (bitki hormonları)
Amino Asitler bitkisel hormonları ve büyüme düzenleyicileri uyaran ve aktive eden aktivatörlerdir. 
L - Methionine etilen ve büyüme faktörleri uyarıcısıdır
L-triptofan, Oksin sentezi için uyarıcıdır. 
L-Arginin, çiçek ve meyve ile ilgili hormonların sentezini tetikler.
TOZLANMA VE MEYVE OLUSUMU
Tozlanma, döllenme ve meyve oluşumu için polen tozlarının disilik organına (pistil)polen taşınmasıdır. Döllenme ve meyve olusumu ancak bu şekilde mümkündür.
L-Proline Polen dogurganlığa yardımcı olur.
L-Lizin, L-Methionine, L-Glutamik Asit, tozlama için esansiyel amino asitlerdir.
Bu amino asitler kullanıldığında , polen çimlenmesi ve polen tüpü uzunlugu artar.
TOPRAK BİTKİ DENGE
Tarım topraklarında mikrobiyal flora dengesi, iyi bir organik madde mineralizasyonu ve aynı zamanda iyi bir toprak yapısı içinde köklerin gelişmesi ve dağılması 
L-metiyonin, mikrobiyal floranın, hücre duvarlarını stabilize ederek büyümeyi aktive eder.

 

 

GENEL
L-Glutamik Asit ve L-Aspartik Asit, transaminasyon amino asitlerin geri kalanı oluşturmaktadır.
L-Proline & Hidroksiproline su dengesizliği, olumsuz iklim koşullarına karşı direnci arttırmak, hücre duvarlarının güçlendirilmesi gibi etkileri vardır.
L-Alanin, L-Valin & L-Lösin meyve kalitesini arttırır.
L-Histidin meyvelerin olgunlaşmasına yardımcı olur.
Cu(II) Metal İyonunun Glisin Amino Asidiyle Yaptığı Kompleksin
Cu(II) metal iyonunun amino asitlerle yapmış olduğu metal kompleksleri biyolojik olarak önem taşımaktadır. İnsan metabolizması için temel elementlerden olan bakıra pek çok vücut
dokusunda sıklıkla rastlanmaktadır[1]. Amino asit ve amino asit türevleriyle elde edilmiş pek çok düşük molekül ağırlığına sahip bakır kompleksleri anti-inflamatuar, anti-ülser, antikonvülzan, anti-kanser veya radyasyon önleyici ajanlar olarak kullanılmaktadırlar[2]. Cu(II)
metal iyonunun amino asitlerle yapmış olduğu kompleksler sterokimyasal özelliklerinden dolayı bilimsel açıdan da önem arz ederler[3]. Deneysel olarak çalışılmış kristal yapılarında
Jahn-Teller merkez olarak Cu(II) metal iyonunun amino asit ligandlarıyla şelat bağlanma yaptığı gözlenmiştir. Bu kristal yapıların koordinasyon geometrilerinin bozunmuş kare
düzlem, bozunmuş düzlemsel, basık düzgündörtyüzlü, bozunmuş kare piramit ve bozunmuş düzgün sekizyüzlü olmak üzere çeşitlilik gösterdiği saptanmıştır[4].
Bizim çalışmamızda Cu(II) metal iyonunun glisin amino asidiyle sulu ortamda yapmış olduğu kompleksi sentezlenerek yapısı aydınlatılmıştır. Yapının ortaya çıkarılmasında kimyasal
bileşimi için elemental analiz ve atomik absorbsiyon spektroskopisi, moleküler bağlanma özellikleri için FT-IR, katı UV-vis spektroskopisi ve tek kristal x-ray çalışmaları yapılmıştır.
Kompleksin termik kararlılığı içinse TGA/DTA analizleri yapılmıştır. Yapısal inceleme sonucunda glisin amino asidinin -COO-
grubundan anyonik ve NH2 grubundan nötral olmak üzere şelat bağlanmayla Cu(II) metal atomuna koordine olduğu gözlemlenmiştir. Bozunmuş düzgün sekizyüzlü koordinasyon yapısına sahip metal iyonunun geometrisini iki adet şelat glisin, bir tane H2O molekülü ve komşu bakır iyonuna bağlı glisinin
C=O grubu oksijeniyle tamamlamaktadır (Şekil 1). Karbonil grubu oksijenleri birim hücreler arasında köprü konumundadırlar. 
Proteinler Yunanca'da birinci sırada anlamına gelen proteois kelimesinden türemiştir. Proteinler canlı bir hücrenin kuru ağırlık üzerinden
yaklaşık % 50'sini oluşturan, kompleks yapıdaki makro moleküllerdir. Amino asitlerden oluşurlar ve molekül ağırlıkları 5.000 ile birkaç milyon dalton arasında değişir. Proteinler, organizmanın ihtiyaç duyduğu 3
makro besin grubu içinde yer almaktadır. Hücre yapısında ve hücrenin üstlendiği çeşitli işlevlerde (yapısal ve fizyolojik) yer alırlar.
Hücrelerin zarında lipitlerle birlikte bulunurlar. Hormon ve enzimlerin yapısında da yer alırlar.Proteinlerin elementel analizi yapıldığında :
C (% 50-55) H (% 6-7), N (% 12-19), S (% 0.2-3.0), O (% 20-23) Bunların dışında P, Fe, Zn, Cu elementleri En önemli özelliği N bulundurmasıdır ve
Yağlardan ve karbonhidratlardan bu özelliği ile ayrılmaktadırlar. Proteinlerdeki N miktarı ortalama %16 dır.
Gıda maddelerinde protein miktarının tayini yapılırken en basit metot bunların %16 azot içermesine dayanır.
Bazı Gıdalardaki Protein Oranları;
Et %15-25
Yumurta %12
Yumurta sarısı %16
Ekmek % 6-10
Un %10-15
Süt %3-4
Patates ve Sebzeler: %1-4
Proteinler değişik sayı ve çeşitte amino asit içerirler. Yapıyı oluşturan amino asitler pepdit bağı ile bağlanarak polipepdit yapısını oluştururlar.
Bazı proteinler amino asitlerin yanı sıra karbonhidrat, lipit, mineral madde ve renk maddeleri (pigmentler) gibi diğer yapıtaşlarını da
içerirler. Bunlara prostetik grup denir. Bütün canlılardaki karbonhidratların ve lipitlerin yapıları aynıdır. Ancak her canlı kendine özgü proteinler taşır ve bir canlıdaki
protein o canlı için özeldir. Örneğin bir bakterideki bulunan bir protein sıcak kanlı bir hayvanda yabancı madde olarak algılanır. Bu nedenle de bu canlılarda antijenik özellik gösterir.
Organ ve doku transferlerinde karşılaşılan uyuşmazlıklarda, organ veya doku proteinlerinin diğer canlı tarafından kabul edilmemesinden kaynaklanmaktadır.
Bitkiler kendi proteinlerini kök ve yapraklardan emilen inorganik kaynaklardan (CO2, su ve azot) sentezleme yeteneğine sahiptir. Bitkilerbu sentez olayında inorganik azot kaynaklarını kullanabildikleri halde,
insan ve diğer yüksek hayvanlar kendi vücut proteinlerinin sentezini gerçekleştirebilmek için gerekli azot kaynağını diyetteki bitkisel ve
hayvansal proteinlerden sağlamak zorundadırlar. Diğer taraftan havanın serbest azotunu yalnızca belirli bazı mikroorganizmalar tespit etme
yeteneğine sahiptir.
Amino Asitler
? Proteinlerin temel yapıtaşıdır
? İstisnalar haricinde; tüm proteinler 20 farklı a.a. ten meydana gelir.
? Proteinlerin içerisinde farklı sayıda ve dizide bulunan amino asitler farklı yapıda ve fonksiyonda binlerce çeşit protein
oluşumuna neden olur. Transaminasyon, dekarboksilasyon, deaminasyon, rasemizasyon gibi birçok biyolojik reaksiyonun oluşum mekanizmasını açıklayabilmek, bu reaksiyonlar hakkında daha
ayrıntılı bilgi elde edebilmek için amino asitlerin aldehitler ile reaksiyonu sonucunda oluşan Schiff bazlarının incelenmesi önemlidir. Metabolizmada gerçekleşen bir çok reaksiyonda vitamin B6' nın koenzim olarak görev aldığı bilinmektedir(Eichorn and
Dawes, 1954). Vitamin B6 koenziminin ise yapısal olarak pridoksal(PL) ve pridoksal-5- fosfat' a(PLP) benzer bileşikler içerdiği ve Schiff bazı oluşumunda daha çok pridoksal5-fosfat' ın aktif olarak rol aldığı ifade edilmektedir (Metzler and Christen, 1985). 
Bu aldehitin fonksiyonel gruplarının fazla olması Schiff bazı oluşum mekanizmasının aydınlatılmasını zorlaştırmaktadır. Bu nedenle Schiff bazı oluşum mekanizmasının
incelendiği bir çok çalışmada pridoksal-5'- fosfat' a benzer bir yapıda olan salisilaldehitten türeyen Schiff bazları çalışılmış ve salisilaldehitin, vitamin B6 tipi
reaksiyonların anlaşılmasına yardım edeceği ifade edilmiştir (Sigel, 1976). Bu nedenle çalışmamızda bazı glisinin salisilaldehit ile oluşturduğu Schiff bazlarının denge
reaksiyonları incelenmiştir.
2. DENEYSEL KISIM
2.1. Kullanılan Kimyasal Maddeler ve Standart Çözeltiler
Glisin (%99,7), (%99) ve salisilaldehit (%99) Merck firmasından temin edilmiş ve safsızlıkları uzaklaştırılarak kullanılmıştır. Bileşiklerin safsızlıkları potansiyometrik
titrasyon metodu ile kontrol edilmiştir (Rossotti, 1968). Stok çözeltiler (0,03 M) suda hazırlandıktan sonra hemen kullanılmıştır. Karbonatsız KOH çözeltisi (0,1 M) ayarlı
HCl çözeltisi ile titre edilerek Gran metoduna göre ayarlanmıştır (Gran, 1950). HCl çözeltisi, (0,1 M) konsantre HCl (Merck, %37 extra pure) kullanılarak hazırlanmış ve
sodyum karbonata karşı ayarlanmıştır. İyonik şiddetin sabit tutmasında kullanılan KCl çözeltisi (1,0 M) analitik saflıktaki KCl' den (Merck, exrta pure) hazırlanmıştır. Deneysel çalışmalarda deiyonize su kullanılmıştır.
2.2. Potansiyometrik Ölçümler
Potansiyometrik ölçümler, Ingold marka kombine cam elektrot monte edilmiş Orion 940 model pH-metre kullanılarak yapılmıştır. Sıvı temas potansiyelini sabit tutabilmek
için cam elektrodun referans kısmının dolgu çözeltisi boşaltılıp yerine gümüş klorür ile doymuş 0,1 M KCl çözeltisi doldurulmuştur. Ayarlı HCl çözeltisinin 25,0±0,1o
C ve 0,1 M KCl iyonik şiddette ayarlı KOH çözeltisiyle titrasyonuyla sistem hidrojen iyonu aktivitesi yerine, hidrojen iyonu konsantrasyonunu ölçecek şekilde Gran metoduna göre
kalibre edilmiştir (Gran, 1950). Titrant olarak kullanılan KOH çözeltisinin ilaveleri Orion 960 model otomatik titratör ile yapılmıştır. İnert atmosfer ve sabit sıcaklıkta
çalışmaya uygun olarak dizayn edilmiş kaplarda yapılan titrasyonlarda, sıcaklık Haake DC3 model sirkülasyonlu su banyosu ile 25±0,1o
C' de sabit tutulmuş ve N2 atmosferinde çalışılmıştır. Schiff bazlarını çözücü ortamında oluşturarak oluşum ve protonasyon sabitlerini
belirlemek amacıyla analitik konsantrasyonu sırası ile 1,5x 10-3 ; 1,5x 10-3 ve 4,5x 10-3 M olan amino asit, salisilaldehit ve HCl içeren 50,0 mL' lik titrasyon hücresi pH 2-12
aralığında KOH ile titre edilmiştir. Titrasyon hücreleri KCl ile 0,1 M iyonik şiddete ayarlanmıştır.
2.3. Spektrofotometrik ölçümler
Spektrofotometrik ölçümlerde Shimadzu model UV-160A spektrofotometresi kullanılmıştır. Rutin ölçümler, bir çift 1,0 cm'lik quartz hücresinde TCC 240A model
termostat ile 25,0±0,1o C' a ayarlanarak yapılmıştır. Spektrumları alınacak çözeltiler universal tamponlar ile farklı pH' lara (3,00; 8,00; 12,00) ayarlanarak 0,1 M KCl' li
ortamda 1:0, 1:2, 1:5 ve 1:10 mol oranlarında salisilaldehit(1,0 x 10-4 M): amino asit çözeltilerinin karıştırılmasıyla hazırlanmış, çözeltilerin dengeye ulaşması için en az 30
dakika beklenilmiştir. Çözeltilerin spektrumları spektrofotometrenin referans hücresine 0,1 M KCl ve pH tamponunun sudaki çözeltisi konularak 200-500 nm aralığında
alınmıştır.
3. HESAPLAMALAR
Potansiyometrik titrasyon verilerinden denge sabitlerinden doğru ve güvenilir bir şekilde hesaplanabilmesi için çözücü ortamında gerçekleşen bütün dengelerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bu çalışmada çözücü ortamında oluşturulan Schiff bazı için aşağıdaki dengelerin var olduğu kabul edilmiş ve titrasyon verilerinin değerlendirilmesinde bu dengeleri dikkate alarak hesaplama yapabilecek FORTRAN IV dilinde yazılmış BEST bilgisayar programı kullanılmıştır (Martell and Motekaitis, 1988). Yukarıdaki eşitlik incelenecek olursa Schiff bazı denge sabitlerinin hesaplanabilmesi için glisin ve salisilaldehitin protonasyon sabitlerinin bilinmesi gerektiği görülebilir. Bu amaçla önceki çalışmamızda sunulan ve çalışılan ortamda tayin edilen değerler kullanılmıştır (Demirelli, 2000). 

 

Acar Kimya A.Ş. © 2015 Tüm Hakları Saklıdır.